The Best Travelled Röportajı & Uluslararası Profil

Dünyanın en saygın seyahat platformu The Best Travelled'ın Prof. Dr. Orhan Kural ile gerçekleştirdiği özel röportaj ve 65'ten fazla ülkede yankı bulan uluslararası basın dosyası.

[EXCLUSIVE INTERNATIONAL INTERVIEW]
"Dünyanın En Çok Gezen 50 İsminden Biri: Orhan Kural"
Röportaj Platformu: The Best Travelled • Konu: 240+ Ülke, Seyahat Felsefesi & Karşılaşılan Maceralar
Ülke Listesini Gör Dünya Rekorları

900.000+ Kilometre Yol

1964 yılında henüz 14 yaşındayken başlayan seyahat tutkusu, 900 bin kilometreyi aşan bir küresel keşif yolculuğuna dönüştü.

54 Afrika Ülkesinin Tamamı

Vize ve temsilcilik zorluklarına rağmen tüm Afrika kıtasını adım adım dolaşarak 54 ülkeyi eksiksiz tamamladı.

Fahri Konsolosluk Görevleri

2003 yılında Benin Cumhuriyeti İstanbul Fahri Konsolosu, 2013 yılında ise Vanuatu Cumhuriyeti Fahri Başkonsolos Vekili olarak atandı.

65+ Ülke Medyasında Haber

Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya 65'ten fazla ülkenin ulusal televizyon ve gazetelerinde röportajları yayımlandı.

Röportaj Metni (Soru & Cevap)

S-1 Bize çocukluk yıllarınızdan ve seyahat tutkunuzun nasıl başladığından bahseder misiniz?
"Çocukluğumdan beri 'farklılığı' yaşamak istedim. O yıllarda Türkiye'de 67 il vardı (şimdi 81 il). Gitmediğim sadece doğudaki Muş kalmıştı. Otobüse atlayıp 17 saatlik bir yolculukla Muş'a gittim. O zamanlar tek ulaşım aracı otobüstü ve harçlığım çok kısıtlıydı. Anneme hiç söylemedim, çok kızardı!

Seyahat özgürlüktür. Seyahat bilinmeyene doğru yapılan bir yolculuktur. Seyahat eden insanlar zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenir ve hayat boyu sürecek başarılara kapı aralar. Annem ilkokuldayken (10 yaşımdayken) ona 'Bu yaşa geldim ama hâlâ Avrupa'yı hiç görmedim' dediğimi anlatırdı."
S-2 Dünyadaki neredeyse her ülkeye ayak bastınız. Bunu nasıl başardınız ve 'her yere gitme' kararını ne zaman aldınız?
"Lise yıllarımdan beri her ülkeye ayak basmak istedim. Zamanla bu bir tutkuya dönüştü. Hatta Türkiye Gezginler Kulübü üyeleri arasında tatlı bir yarışa yol açtı; arkadaşlarım ülke sayılarını artırıp bana yetişmeye çalıştı. Bu beni daha da motive etti.

Her şeyi önceden planlayarak belirli bir takvim dahilinde her ülkeye ulaşmaya çalıştım. 54 Afrika ülkesinin tamamını gezdim. Afrika ülkeleriyle ilgili en büyük mesele vize zorluğuydu; bazılarının Türkiye'de temsilciliği bile yoktu. Ama pes etmeden çözümleri birer birer buldum."
S-3 Beklentilerinizle karşılaştırdığınızda sizi en çok şaşırtan ülkeler hangileri oldu?
"Beni en çok olumlu yönde etkileyen ülke şüphesiz Bhutan Krallığı oldu. Sanki birdenbire 100 yıl öncesine ışınlanmış gibiydim. En nefret ettiğim şey olan sigara satılmıyordu. Suikastçı olarak gördüğüm avcılar yasaktı. Ağaçlar kesilmiyordu, dev beton binalara izin verilmiyordu, kitleleri hipnotize eden profesyonel futbol orada popüler değildi. Bunun yerine geleneksel okçulukla ilgileniyorlardı ve ülkeye çok az sayıda turistin girmesine izin veriliyordu. Çünkü turist sayısı arttıkça kültürlerinin bozulacağına inanıyorlardı. Önemli olan insanların mutluluğuydu.

Aslında ziyaret ettiğim her ülke beni mutlu eder; çünkü mutluluk detaylarda gizlidir. Bir şekerin tadı, küçük bir kızın yeşil tokası, sokaktan gelen bir ezgi, kırmızı masa örtülü bir kafe köşesi benim için büyüleyicidir. Yalnızca havuz başında kertenkele gibi uzanan insanların olduğu yapay tatil beldelerini sevmem."
S-4 Asla unutamayacağınız birkaç seyahat anınızı paylaşabilir misiniz?
"Elbette sayısız ilginç olay yaşadım. Pasaportumda Afganistan vizem olmasına rağmen, Özbekistan'dan Afganistan'a geçerken sınırda Rus polisi beni içeri sokmadı. Her şeyi denedim, hediyeler verdim, kitaplarımı gösterdim ama kabul etmedi. Ben de şikayet etmek için onun fotoğrafını çektim. Bunun üzerine beni bir hücreye kapattılar! 12 saat boyunca etrafımda su sesleri gelen karanlık bir hücrede tutuldum. Fotoğraf makinemin filmini aldılar ve beni Özbekistan'a geri yolladılar. Türkiye'ye döndüğümde öğrendim ki o bölge 'General Dostum'un kontrolündeymiş ve vize geçerli değilmiş ama resmi olarak duyuramamışlar.

Endonezya'ya bağlı Papua Adası'nda yerli bir köye giderken ahşap bir kütüğün üzerinden geçiyorduk. Ayağım kaydı ve suya düştüm; meğerse aktığı yer lağımmış! Köye vardığımda tabii ki çok kötü kokuyordum. Kıyafetlerimi çıkarıp attım, köylüler beni hortumla yıkadı ve çarşıdan yerel yeni kıyafetler aldım."
S-5 Türkiye'den geldiğinizi söylediğinizde dünyadaki insanlar nasıl tepki veriyor?
"Bana 'Nerelisin?' sorusunun sorulmasından hoşlanmam, duymazdan gelirim. Bunun bir tür ayrımcılık olduğunu düşünürüm. Asıl önemli olan insanlara nezaketle ve geleneklerine saygıyla yaklaşmaktır. Bu davranış bütün kapıları açar. Bunun dışında nereden geldiğinizin bir önemi yoktur.

İzlanda hariç hiçbir ülkede Türk olduğum için kötü bir muamele görmedim. 20 yıl önce İzlandalı gençlerle otururken öğrendim ki, Osmanlı döneminde Cezayir'den gelen korsan gemileri İzlanda'ya ulaşıp insanları esir almış. Cezayir o dönem Osmanlı kabul edildiği için İzlanda'da eski bir önyargı kalmıştı."
S-6 Kendi ülkenizde sizin gibi seyyahlar var mı? Gezginler Kulübü nasıl doğdu?
"16 yıl boyunca Türkiye Gezginler Kulübü'nün kurucu başkanlığını yürüttüm. Bu birliği kurmaktaki amacımız, seyyahları bir araya getirerek deneyimlerini paylaşmalarını sağlamaktı. Kulübümüz alanında dünyanın en aktif sivil toplum kuruluşlarından biri haline geldi. Kulübümüz bünyesinde yazarlar, fotoğrafçılar, bilim insanları ve ortak seyahat tutkusuna sahip yüzlerce üye yer almaktadır."